2014′ e bir kala kek kalbim ıslandı…

Kalbimden Islak Kek Herkes umut bekler yeni yıldan, ben beklemiyorum diyen kendini kandırıyordur. Geçen yılda neler olduğu film şeridi gibi geçer gözlerimizin önünden. Bazıları unutulmuş olur “Aaaa! Evet öyle olmuştu!” deriz ya da “Bu sene yaşadığımı hiç unutmam” diyerek hafızalarımıza kazınmış olaylar silsilesi hatırlarız. Geçen senede kimilerimiz yakınlarını kaybetmiştir, kimilerimizinse hayatlarına yepyeni yeni baharlar gelmiştir. Herkes yaşadığını hatırlar yeni yılda, kötü olayların tekrarlanmaması dileğiyle yepyeni beklentilerle yeni yıla başlar. Her sene aynı şey olur aslında.

Bu sabah yeni bitirdim Zülfü Livaneli’nin “Kardeşimin Hikayesi” kitabını. Gerçekten psikolojik derinliği çok fazla olan ve insanı etkileyen bir kitap. Her paragrafta ayrı bir anlam vardı ama onca paragraf arasından bir cümle beni daha etkiledi, Nietzsche’nin  “aktif unutma” tezine bağlı olarak tarihsel bilincin insana özgü olduğu ve “Mutlu olabilmenin tek şartı “Unutmayı” başarabilmekti.”cümlesiydi. Yepyeni bir yıla, yepyeni umutlarla, unutulanlarla, kalbimden yaptığım keki sizlerle paylaşıyorum.. Kokusu daha mutfağımızdan çıkmadan, ıslak kekimizin yanına çay demlemeyi unutmayalım…    Continue reading →

Pazar Kahvaltısı için Kek Ama Dereotlu…

Dereotlu Kek Pazar Kahvaltısı deyince akla güzel bir uyku sonrası brunch tadında uzun uzun kahvaltı etmek geliyor. Pazar kahvaltısı sofrasında yumurta, sucuk , krep mideye bayram yaptırabilir. Ama her pazar da aynı şey yenmemeli. Farklı tatlarla sofrayı genişletmek gerek. Bu kek de tam bu görevi üstleniyor bence. Kek dendiğinde hepimizin şekerli-tatlı algılaması olduğundan eminim. Ama bu seferki tatlı değil, misafirlerinize kahvaltıda veya çay saatinde ikram edebileceğiniz harika tuzlu bir tat. Dereotu sevmeyenlerin, böyle kek mi olur dediğini duyar gibiyim. Ama bu kek size dereotunu sevdirecek bundan emin olabilirsiniz. Beyaz peynir ile dereotunun buluşmasından yola çıkarak bu tadı çok seveceksiniz. Continue reading →

Bu poğaçaların mayası tutmuş… Herkesin de mayası tutmuş olsun…

Kuru Mayalı Poğaça 2013’ün son cumasının tarifi için bu yaramaz poğaçaları seçtim. Her zaman sağlıklı beslenmek zorunda değiliz. Bazen kendimizi şımartmamız gerekir. Bu poğaçalar size de yaramazlık yaptıracak ve yedikten sonra bir daha yemek isteyeceksiniz. Maya diyince aslında aklıma bir deyim geliyor benim. Mayası, Sütü bozuk olmak. Senenin son günlerindeyken, yeni yıl için bir dilek dileyelim “Karşılaştığımız herkesin mayası tutmuş olsun.” Mayalı poğaça deyince korkulmasın sakın. Evet, zordur mayayı tutturmak. Ama kuru (instant) maya yaş mayaya göre daha kolaydır ve resmen imdadınıza yetişir. Suda eritmeye gerek yoktur, doğrudan una karıştırarak kullanılır. Poğaça severler bu tarif tam size göre. Kahvaltıda, misafir sofralarında, çay saatinde size eşlik edebilir bu poğaçalar.  Biraz yaramazlık yapmaya ne dersiniz.. Continue reading →

Elmalı kek yaptım, içine sevgimi kattım…

Elmalı Kek Kendi kendime geçen hafta ne kadar sağlıklı beslenmişiz demekten kendimi alamadım. Zeytinyağlı pırasa, zeytinyağlı bakla derken böyle zararlı ama tatlı şirinlere sıra gelmemiş. Bu hafta biraz kendimizi şımartalım istedim. Bu mutlu kekleri görünce kesinlikle iştahınız kabaracak. Elmalı kekleri yapıp içine bir de sevginizi kattığınız da siz de misafirleriniz de tadına bayılacaksınız. Elma kokusu dolsun mutfağınıza, haydi yanına çay demlemeye…

Continue reading →

Acılı Kasarlı Mantar.. Söylemesi benden.. Yemesi sizden..

Acılı Kaşarlı Mantar Başlığa bakıp da acıyı sevmeyenler lütfen siz de okuyun ve tarifimi es geçmeyin. İsterseniz acısız da yapabilirsiniz, acı oranı kesinlikle size bağlı, ama benim tavsiyem acılı yenmesi tabi ki. Acının yemeklere verdiği tat da göz ardı edilmemeli. Acıyı herkes sevmez. Gözleri yaşartır, gözlerin fal taşı gibi açılmasını sağlar ve hatta önceleri inanamasam da bazı kişilerde burun akıntısına dahi sebebiyet verdiğini gözlerimle gördüm.  “Nasıl ya acı böyle mi yapıyor?” dediğimi hatırlıyorum.  Ama acıyı seven de öyle bir sever ki büyük bir zevkle yer. Sanki acıya karşı duyarsızlaşırmış gibi “Ağızlarında teneke varmışçasına” en acıyı isterler. Hadi biraz ağzımı yakalım, gözlerimizi yaşartalım, acı yiyelim… Continue reading →

Siz hiç ayvayı yediniz mi?

Ayva Tatlısı Ben yedim… Daha doğrusu “Şimdi ayvayı yedim” dediğim anlar oldu hayatımda. Hepimizin korktuğu, kötü olarak gördüğü, “Eyvah şimdi ne olacak?” , “Sırada ne var acaba?” dediğimiz durumlar olmuştur. Bu deyimde ayvayı neden kullanmışlar ki. Fıkra bile uydurmuşlar hatta hem de bir sürü. Tamam yemesi zordur ayvayı, sert bir meyvedir, boğazınızdan midenize gidene kadar yolculuğu sizinle beraber yapar, boğazınızda düğümlenir gibi olur ama tadı da çok güzeldir. Hele bir de tatlısı… Hamur tatlıları ile yarışını açık ara farkla ön de bitirir ayva tatlısı. Hadi bu sefer hepimiz ayvayı yiyelim… Continue reading →

Sofralarda Barbunya Hem de Zeytinyağlısından…

Zeytinyağlı Barbunya Zeytinyağlılar aslında sofralarımızın vazgeçilmezidir.  Yemek kültürümüzün en can alıcı hazinesidir. Çok severim, sevmeyen de çok görmedim, duymadım açıkçası. Zeytinyağlı barbunya da her sofraya uygun, on numara beş yıldız bir mezedir bence. Yemeğe misafir için sofraların kurtarıcısıdır. Ağustos sonu, eylül ayı tam taze olduğu mevsim, taze taze pazardan, manavdan alınıp kilolarca ayıklanır ve torba torba buzluğa sıralanır. Küçüklüğümden beri karnım acıktığında buzdolabına yönelip “Ne olur dolapta barbunya olsun!” dediğim günler çok olmuştur. Annem de sevdiğimi bilir hep pişirirdi benim için. Bir çocuğun şeker mutluluğu ile benim barbunya mutluluğum yaklaşık eşit değerdeydi sanırım.   Continue reading →

Copyright © 2017 www.ladyskitchen.com. All Rights Reserved.  WP Plugin